Yayınlanma admin tarafından 24 Ocak 2008
Kategori: Doruk Yazıyor
Bu ara uzun bir yolculuğa çıkacağımıza dair bir söylenti var. Amerika ismindeki bu yere gitmek için bana izin verilmesi gerekiyormuş. Bu işler için İstanbul’a gidiyoruz. Gerçi ben on kere söyledim; benim için vize gerekmez, ben dünya üzerindeki her ülkeye girerim
Resimde IDO hızlı feribot ile Mudanya’dan İstanbul’a seyahat ederken babamın beni öpme denemesini görüyorsunuz.
Share/Save
Yayınlanma admin tarafından 23 Ocak 2008
Kategori: Doruk Yazıyor

Bugün babam işten erken çıkıp bizi alışverişe götürdü. Dönüşte ise bana çok güzel bir tatlı aldılar. Tabii şimdilik bu güzel tatlıyı yemem mümkün değil ama benim yerime babam tatlıyı afiyetle yedi.
Benimde bu güzel tatlıda gözüm kaldı.
Share/Save
Yayınlanma admin tarafından 21 Ocak 2008
Kategori: Doruk Yazıyor

Annem ve babam sık sık Hayalet Dede’nin dükkanına gidiyorlar. Burada büyük bir tabak içinde birşeyler yiyorlar. Tabii ben her zaman olduğu gibi koklamakla yetiniyorum. Onlar bol etli, tereyağlı 1.5 porsiyon iskender kebaplarını yerlerken benimde etrafı incelemek için şansım oluyor. Masadaki kağıtda, duvardaki resimde ve tabelada hep siyah beyaz hayalet dedeyi görüyorum.
Bu amca beni biraz korkutuyor. Keşke hayalet amca yerine KFC denen yerde gördüğüm amcanın resmi olsaydı.
Share/Save
Son Yorumlar